İki dilli bir yayında metni çevirmek işin yalnızca bir bölümüdür. Başlık, örnek, gezinme, form mesajları ve güncelleme takibi de aynı deneyimin parçasıdır. Ben Türkçe ve İngilizce sayfaları birbirinden kopuk iki arşiv olarak değil, ortak fikri taşıyan iki editoryal sürüm olarak yönetirim.
Önce anlam eşleşmesini kurun
Her yazının dilden bağımsız bir kimliği olmalı. Böylece başlık veya adres değişse bile Türkçe yazının hangi İngilizce yazıyla eşleştiği kaybolmaz. Dil düğmesi kişiyi yalnızca diğer dilin ana sayfasına değil, bulunduğu içeriğin karşılığına götürmelidir.
Çeviri henüz hazır değilse hazırmış gibi bir eşleşme kurmam. Boş veya başka konuda bir sayfa, kullanıcı için yanlış bir beklenti yaratır. Yayın planında iki sürümün durumunu ayrı takip etmek bu sorunu görünür kılar.
Terim sözlüğünü karar belgesi olarak kullanın
Creator, içerik yönü, marka sesi ve kullanım kapsamı gibi kavramlar farklı bağlamlarda değişebilir. Sözlük yalnızca kelime karşılığı değil, terimin hangi anlamda kullanıldığını da açıklamalı. Marka ve proje adlarının yazımı ayrıca sabitlenebilir.
| Kayıt | Neden gerekli? |
|---|---|
| İçerik kimliği | İki sürümü eşleştirmek |
| Terim ve bağlam | Anlam kaymasını azaltmak |
| Son değişiklik | Hangi bilginin yenilendiğini görmek |
| Çeviri durumu | Geride kalan sürümü belirlemek |
| Kontrol eden kişi | Editoryal sorumluluğu korumak |
Cümleyi değil, işlevini taşıyın
Türkçe bir davet cümlesinin İngilizce karşılığı daha kısa olabilir. Örneklerin de aynı bilgi düzeyini açıklaması gerekir. Kelimeleri birebir korumak bazen tonu yapaylaştırır veya asıl vurguyu değiştirir. Önce cümlenin ne yaptığını belirleyin: açıklıyor, karşılaştırıyor, yönlendiriyor veya soru soruyor.
Ben son okumada iki metni bölüm bölüm karşılaştırırım. Bir dildeki çekince diğerinde kaybolmuş mu? Bir öneri yanlışlıkla kesin kurala dönüşmüş mü? Kaynaklar ve örneklerin varsayımsal niteliği her iki sürümde de açık mı?
Teknik eşleştirmeyi içerikle birlikte kontrol edin
Google, yerelleştirilmiş sürümlerin hreflang ile ilişkilendirilebildiğini açıklar. Bağlantıların karşılıklı ve doğru URL’lerle kurulması gerekir. Bu işaretleme, eksik çeviriyi tamamlamaz veya kalite garantisi vermez; sürümler arasındaki ilişkiyi belirtir.
Ben editoryal kontrolde dil düğmesini, başlığı, özet metnini ve form geri bildirimlerini de denerim. Yalnızca makale gövdesinin çevrilmesi, iki dilli deneyimin tamamlandığı anlamına gelmez. Arama sonuçları ve hata sayfaları da aynı kapsamda düşünülmelidir.
Güncellemeyi iki dilde kapatın
Bir rehbere yeni bölüm eklemek, diğer dilde de iş açar. Değişikliği yalnızca tarih alanında göstermeyin; hangi bölümün neden güncellendiğini kayıt altına alın. Teknik veya güncel bilgi içeren sayfalarda bu takip özellikle önemlidir.
Ben günlük yayın hedefini iki ayrı kalite kontrolüyle planlarım. Türkçe metnin bitmesi, İngilizcenin otomatik olarak yayına hazır olduğu anlamına gelmez. Aynı fikri doğal ve doğru biçimde taşıyan iki sürüm, hızlı fakat anlamı dağılmış bir çeviriden daha değerli bir yayın temeli oluşturur.