Yirmi başlık önerisi almak kolay olabilir; hangisinin yazılmaya değer olduğuna karar vermek ayrı bir iştir. Ben fikir sayısını üretkenlik göstergesi olarak görmüyorum. Seçim yapılmadığında liste büyür, yayın yönü bulanıklaşır.
Önce soruyu çıkarın
Başlık hangi soruya cevap verecek? “Dijital dünyada yeni dönem” gibi geniş bir ifade tek başına yeterli değildir. Okurun yazıyı bitirdiğinde neyi daha iyi anlayacağını söyleyebilmeliyim.
Aynı soruyu farklı kelimelerle soran önerileri bir araya getiririm. Bunlar ayrı yazılar olmak zorunda değil; bir rehberin bölümleri olabilir. Başlık çeşitliliği her zaman düşünce çeşitliliği değildir.
Biz ne ekleyebiliriz?
Konuyla ilgili kaynak, örnek veya özgün bir değerlendirme açısı var mı? Yalnızca internetteki genel bilgiyi yeniden sıralayacaksak fikri daraltmak gerekebilir. Kişisel yayının değeri her konuyu kapsamakta değil, hangi ayrıntıya dikkat ettiğinde ortaya çıkar.
Yaşanmamış deneyimleri ilk kişi anlatısına çevirmek bu açığı kapatmaz. Örnek senaryo kullanılabilir, fakat örnek olduğu açık kalmalıdır. Kaynak kontrolü daha fikir aşamasında düşünülmelidir.
Üretilebilir mi?
Fikir iyi olabilir ama gerekli bilgi henüz bulunmayabilir. Böyle bir başlığı hemen yayın tarihine bağlamak yerine araştırma durumunda tutarım. Görsel, uzman görüşü veya güncel veri gerektiriyorsa ihtiyaçlar not edilir.
Zamanlama da konuya göre değişir. Her güncel başlık uzun vadeli bir rehber olmaz; her kalıcı konu da o hafta öncelikli değildir. İçerik havuzuyla takvim bu nedenle ayrıdır.
Üç sonuç yeterlidir
Yazılacak, araştırılacak veya elenecek. Bir fikri elemek başarısızlık değildir; editoryal odağı korur. Seçilen fikrin ana sorusu ve diğer yazılardan farkı kısa bir notta kalmalıdır.
Ben yapay zekâdan gelen listeyi hazır yayın planı değil, tartışılacak malzeme olarak kullanırım. Değer, kaç öneri üretildiğinde değil, hangi önerinin neden seçildiğinde ortaya çıkar.