Bir paragrafın sonunda bağlantı görmek bende güven duygusu yaratabilir. Ama bağlantının bulunması, cümlenin doğru olduğu anlamına gelmez. Yapay zekâ destekli metinlerde kaynak kontrolünü bu kolay güven hissine karşı bir editör alışkanlığı olarak görüyorum.
Üç ayrı kontrol
Kaynak gerçekten var mı? Metindeki iddiayı destekliyor mu? Bu bağlam için hâlâ geçerli mi? Bir sayfanın açılması yalnızca ilk soruya yardımcı olur. Kaynağın başka bir şey söylemesi veya eski bir koşulu anlatması mümkündür.
Özellikle sayı, tarih ve karşılaştırma içeren cümleleri ayrı işaretlerim. “Daha yüksek”, “ilk”, “en yaygın” gibi ifadeler de kanıt gerektirir. Kaynak metinde bulunmayan üstünlük, akıcı bir özetin içine sessizce eklenmiş olabilir.
İddiayı küçültmek bazen doğru çözümdür
Kaynak yalnızca dar bir örnek sunuyorsa geniş bir sonuç çıkarmam. Kurgusal olarak tek bir araştırma belirli katılımcılarla yapılmışsa bütün kullanıcıların aynı davranacağını söyleyemeyiz. Örneklem ve bağlam sonucu sınırlar.
Doğrulayamadığım bir iddiayı başka bir yapay zekâ yanıtıyla doğrulanmış saymam. Asıl belgeye ulaşmak veya iddiayı metinden çıkarmak gerekebilir. Kaynak bulunamadığında belirsizliğin üzerini kesin bir cümleyle örtmem.
Alıntı ile yorum ayrı görünsün
Bir kaynak ne söylüyor, ben bundan hangi editoryal sonucu çıkarıyorum? Bu sınır okur için anlaşılır olmalıdır. Kendi yorumumu kaynak sahibinin sonucu gibi sunmak, doğru bağlantı verilse bile yanıltıcı olabilir.
Kaynağı gereğinden fazla aktarmak yerine kendi sorum için gerekli kısmı özetlerim. Tarih ve erişim notu, daha sonra içeriği güncellerken neyin kontrol edileceğini hatırlatır.
Yayından önce iddia listesi
Ben önemli iddiaları kaynaklarıyla yan yana okuyorum. Sadece yazının sonunda kaynakça bulunması yetmiyor; hangi kaynağın hangi cümleyi taşıdığı açık olmalı. Kaynaklar değiştiğinde güncelleme sorumlusu da belli olmalı.
İyi kaynak kontrolü metni daha ağır yapmak zorunda değildir. Okurun hangi bilgiye, hangi sınırlar içinde güvenebileceğini daha açık hâle getirir.