Bir düşünceyi anlatmak için örnek kurmak doğaldır. “Bir projede bunu yaptım” demek ise o olayın gerçekten yaşandığını ileri sürer. Ben kişisel yayın dilinde bu iki cümle arasındaki sınırı özellikle korumak istiyorum.

Birinci tekil anlatım neyi söyleyebilir?

Bir konuya nasıl baktığımı, hangi soruyu önemsediğimi ve hangi yaklaşımı tercih ettiğimi anlatabilirim. Bunun için her yazıya geçmişten bir müşteri hikâyesi eklemem gerekmez. Bakış açısı, uydurulmuş hatıradan daha sağlam bir kişisel ses kurar.

Kurgusal bir marka veya senaryo kullanıyorsam bunu açıkça söylerim. Okur örneğin yöntemi açıklamak için kurulduğunu bilmeli. Gerçek isim vermeden yazmak, olayı otomatik olarak kurgu hâline getirmez; anlatım yine gerçek deneyim izlenimi verebilir.

Rakamlar örneği daha gerçek gösterebilir

Hayalî sayılar bir hesaplamayı göstermek için kullanılabilir. Ama bunların kampanya sonucu gibi sunulmaması gerekir. “Örnek olarak” ifadesi ve ölçümün neyi anlattığı açıklaması önemlidir.

Gerçek sonuç paylaşılacaksa dönem, kapsam ve kaynak doğrulanmalıdır. Proje sayfasında kanıt yaklaşımı, kişisel yazılarda da işe yarar. Bilmediğimiz bir etkiyi anlatıyı güçlendirmek için eklemem.

Taslakta hangi fiilleri ararım?

Yaptım, yönettim, artırdım, gördüm ve başardık gibi fiiller deneyim veya sonuç iddiası taşıyabilir. Her kullanım yanlış değildir; fakat gerçekten dayanağı bulunmalıdır. Yapay zekâ taslağında bunları özellikle kontrol ederim.

Gerekirse cümleyi “bu durumda önce şunu incelerim” biçiminde bir yöntem anlatımına dönüştürürüm. Böylece kişisel yaklaşım korunur, yaşanmamış bir olay ileri sürülmez.

İyi örnek için sahte geçmiş gerekmez

Bir kararın seçeneklerini, sınırlarını ve olası sonuçlarını açık bir senaryoda göstermek öğretici olabilir. Okur, bunun gerçek vaka olmadığını bildiğinde de fayda görebilir.

Ben kişisel sesi sürekli kendinden söz etmek olarak görmüyorum. Hangi ayrımı yaptığım ve neyi dikkatle sorguladığım da yazının kime ait olduğunu hissettirebilir.