“İçime sinmedi” gerçek bir duygu olabilir. Ama bu duyguyu tek başına karşı tarafa ilettiğimizde hangi sorunun çözülmesini beklediğimiz anlaşılmaz. Ben yaratıcı geri bildirimde duyguyu yok saymak yerine onu açıklanabilir bir gözleme çevirmeye çalışırım.
Bir yorumun içini açalım
Kurgusal bir sayfa tasarımında başlık çok baskın geliyor olsun. “Daha küçük yapalım” demeden önce neden rahatsız ettiğini sorarım. Ana içeriği mi geciktiriyor, kimlik tonunu mu değiştiriyor, mobilde mi taşmış? Aynı görünen rahatsızlığın farklı çözümleri olabilir.
Sorunu tanımladıktan sonra tasarımcı veya yazar kendi çözümünü önerebilir. Her ayrıntıyı tarif etmek, uzmanlığın kullanılacağı alanı daraltır. Yön vermekle işi başkasının eliyle yapmak arasında fark vardır.
Üç ayrı cümle kurun
Önce gördüğümü, sonra bunun amaç üzerindeki etkisini, en son beklediğim değişimi söylerim. “Girişte dört farklı konu var; okuyucunun ana soruyu anlaması gecikiyor; ilk bölümde tek soruyu öne çıkaralım.” Böyle bir not, yalnızca “sadeleştirelim” demekten daha uygulanabilirdir.
Aynı zamanda yorumun kesinlik derecesini belirtirim. Bazı sorunlar gözlenebilir hatadır; bazıları denenmesi gereken varsayım; bazıları kişisel tercihtir. Hepsini zorunlu düzeltme gibi sunmam.
Toplu yorumun sorumluluğu
Bir ekipten gelen görüşler çelişiyorsa bunları çözmeden üreticiye aktarmam. Daha kısa ve daha ayrıntılı olmasını aynı anda isteyen iki kişi, önce öncelik konusunda anlaşmalıdır. Geri bildirim toplantısı bu kararın yeridir.
Onay akışı da kimin yorumunun hangi aşamada belirleyici olduğunu göstermelidir. Son turda ilk tur sorularını yeniden açmak hem süreyi hem güveni etkiler.
Revizyondan sonra
Yeni sürümü ilk amaca göre okurum; her seferinde yeni bir ölçüt icat etmem. Sorun çözülmüşse farklı görünmesine alışmak için biraz zaman vermek gerekebilir. Ben iyi geri bildirimi ortaya çıkan işin benim ilk hayalime ne kadar benzediğiyle değil, ortak amacı ne kadar daha iyi karşıladığıyla değerlendiririm.