Bir lookbook’ta sayfaları çevirirken aynı görsel ağırlık sürekli tekrar ediyorsa ürünler birbirini gölgelemeye başlayabilir. Ben bölüm planını bu yüzden yalnızca ürün sayısına göre kurmuyorum.

Açılış hangi dünyayı kuruyor?

İlk bölüm koleksiyonun bütün yönlerini açıklamak zorunda değil. Bir form, hareket veya renk ilişkisiyle yaklaşımını gösterebilir. Ardından gelen bölümlerin bu açılışı nasıl geliştireceği düşünülmelidir.

Kurgusal bir plan, önce bütün görünümü, sonra malzeme ilişkisini, son bölümde farklı kullanım ihtimallerini ele alabilir. Bu bir şablon değil; seçilen koleksiyon için anlamlı olduğu ölçüde kullanılacak bir sıradır.

Bölümlerin farkı görünür olsun

Her bölümde aynı kadraj ve açıklama düzeni varsa başlık değiştirmek yetmez. Görsel ölçek, boşluk ve metnin rolü değişebilir. Ancak çeşitlilik uğruna koleksiyonun kimliği parçalanmamalıdır.

Editoryal seçki burada ana kararı verir: Hangi parçalar hangi ilişkiyi göstermek için birlikte? Ürün kodu ve ad gibi bilgiler bu anlatının içinde bulunabilir kalmalı.

Detay ile duraklama

Yakın plan bir görsel, geniş kompozisyondan sonra okuma hızını değiştirebilir. Boşluk da her alanı ürünle doldurmadan geçiş sağlayabilir. Ama gereğinden fazla boşluk, bilgiye ulaşmayı zorlaştıran süse dönüşmemeli.

Metin bazen tek cümle, bazen kısa bir açıklama olabilir. Her görsele aynı uzunlukta metin yazmak zorunda değiliz. Sözün gerçekten ne eklediğini sorgularım.

Dijital ve dosya sürümü

Bir PDF’nin büyük ekranda iyi görünmesi telefonda okunacağı anlamına gelmez. Küçük yazılar, çift sayfa düzeni ve bağlantılar gerçek cihazda kontrol edilmelidir. Web sürümü varsa aynı içerik başka bir akışla sunulabilir.

Ben iyi lookbook’u bütün ürünleri bitirmiş olmaktan çok, koleksiyona dair bir düşünceyi bölüm bölüm açabilmesiyle değerlendiririm. Okur hem atmosferi hisseder hem neye baktığını anlayabilir.